Vergi, devletin kamu hizmetlerini yerine getirebilmesi için vatandaşlardan ve tüzel kişilerden kanunla alınan mali yükümlülüklerdir. Vergi sisteminin sağlıklı şekilde işlemesi, mükelleflerin vergisel ödevlerini doğru ve zamanında yerine getirmelerine bağlıdır. Bu nedenle vergi hukukunda, vergisel yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde uygulanacak çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
Türk vergi hukukunda bu yaptırımların başında vergi ziyaı cezası gelmektedir. Vergi ziyaı, devletin vergi alacağının eksik veya geç tahakkuk etmesine yol açan hukuka aykırı davranışları ifade eder. Vergi ziyaına neden olan fiiller bazı durumlarda yalnızca idari yaptırımı gerektirirken, bazı ağır ihlaller aynı zamanda ceza hukuku anlamında suç teşkil edebilmektedir.
I. Vergi Ziyaı Kavramı
Vergi ziyaı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde düzenlenmiştir.
Kanuna göre; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir."
Bu tanıma göre vergi ziyaının oluşabilmesi için: Vergiye ilişkin bir yükümlülüğün ihlal edilmesi, bu ihlal nedeniyle verginin eksik veya geç tahakkuk etmesi ve Devletin vergi alacağının zarar görmesi, gerekmektedir.
Vergi ziyaı sadece verginin hiç ödenmemesi durumunda değil, eksik beyan edilmesi, matrahın yanlış gösterilmesi veya verginin geç tahakkuk ettirilmesi durumlarında da meydana gelebilir.
II. Vergi Ziyaı Cezasının Hukuki Niteliği
Vergi ziyaı cezası bir idari yaptırımdır. Cezanın amacı, meydana gelen kamu zararını telafi etmek ve mükellefleri vergisel yükümlülüklere uygun davranmaya teşvik etmektir.
VUK'un 344. maddesine göre; Vergi ziyaına sebebiyet veren mükellef veya sorumlu adına ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.
Dolayısıyla vergi aslının yanında ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanmaktadır.
Örneğin;
Ödenmesi gereken vergi: 100.000 TL
Eksik beyan edilen vergi: 100.000 TL
ise mükelleften; 100.000 TL vergi aslı, 100.000 TL de vergi ziyaı cezası, tahsil edilir.
Kanun koyucu bazı ağırlaştırılmış hallerde cezanın artırılmasını da öngörmüştür.
III. Vergi Ziyaının Unsurları
A. Hukuka Aykırı Fiil
Vergi ziyaının temel unsuru, vergi kanunlarından doğan yükümlülüklerin ihlal edilmesidir.
Örneğin: “Beyanname verilmemesi”, “Eksik beyanname verilmesi”, “Defter ve kayıtların gerçeğe aykırı tutulması”, “Vergi kesintilerinin beyan edilmemesi” vergi ziyaına yol açabilir.
B. Vergi Kaybı
Her usulsüzlük vergi ziyaı oluşturmaz. Yapılan ihlal nedeniyle devletin vergi alacağının eksik veya geç tahakkuk etmesi gerekir. Bu nedenle sırf şekli eksiklikler çoğu zaman vergi ziyaı değil usulsüzlük cezasını gerektirir.
C. İlliyet Bağı
Vergi kaybı ile mükellefin davranışı arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir. Vergi kaybı mükellefin davranışından değil de başka bir sebepten kaynaklanıyorsa vergi ziyaından söz edilemez.
IV. Vergi Ziyaı ve Vergi Kaçakçılığı Suçu Arasındaki Fark
Uygulamada sıklıkla karıştırılan hususlardan biri vergi ziyaı ile vergi kaçakçılığı suçunun aynı şey olmadığıdır. Vergi ziyaı, esas itibarıyla idari yaptırımı gerektiren bir vergi kabahatidir. Buna karşılık VUK'un 359. maddesinde düzenlenen kaçakçılık fiilleri ceza hukuku anlamında suç teşkil eder.
Örneğin; “Sahte fatura düzenlemek”, “Sahte fatura kullanmak”, “Defter ve belgeleri yok etmek”, “Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek” yalnızca vergi ziyaı cezasını değil aynı zamanda hapis cezasını da gündeme getirebilir.
Bu nedenle her vergi ziyaı kaçakçılık suçu oluşturmaz; ancak kaçakçılık suçlarının büyük çoğunluğu vergi ziyaına da neden olur.
V. Kusur İlkesi ve Vergi Ziyaı
Anayasa Mahkemesi ve yargı kararlarında idari yaptırımlar bakımından da kusur ilkesinin önem taşıdığı kabul edilmektedir.
Her ne kadar vergi ziyaı cezası objektif sorumluluğa yaklaşan bir sistem üzerine kurulmuş olsa da mükellefin kusurunun bulunmadığı bazı durumlarda cezanın kaldırılması veya indirilmesi mümkün olabilmektedir.
Özellikle; “Mücbir sebep”, “Vergi idaresinin hatalı yönlendirmesi”, “Kaçınılmaz hata” gibi durumlar mükellefin sorumluluğunu etkileyebilmektedir.
VI. Uzlaşma ve İndirim Kurumu
Vergi hukukunda uyuşmazlıkların azaltılması amacıyla çeşitli müesseseler kabul edilmiştir.
Bunlar arasında: “Tarhiyat öncesi uzlaşma”, “Tarhiyat sonrası uzlaşma”, “Cezada indirim” kurumları yer almaktadır.
Mükellef belirli şartlar altında vergi ziyaı cezasının önemli bir kısmının indirilmesini sağlayabilmektedir. Bu düzenlemelerin amacı, hem kamu alacağının hızlı tahsilini sağlamak hem de yargının iş yükünü azaltmaktır.
SONUÇ
Vergi Ziyaı , Türk Vergi Hukuku`nda kamu alacağının korunmasını amaçlayan temel yaptırım mekanizmalarından biridir. Vergi ziyaı cezası, Merkezi İdarenin uğradığı mali kaybın giderilmesini ve mükelleflerin vergisel yükümlülüklere uygun davranmalarını sağlamayı hedefleyen idari nitelikte bir yaptırımdır.
Bununla birlikte vergi ziyaı ile vergi kaçakçılığı suçunun birbirinden ayrılması gerekir. Vergi ziyaı çoğunlukla idari yaptırım gerektiren bir kabahat niteliğindeyken, sahte belge düzenleme veya kullanma gibi fiiller ceza hukuku anlamında suç teşkil ederek hapis cezası ile cezalandırılmaya yol açabilmektedir.
Modern vergi hukukunda amaç yalnızca cezalandırmak değil, aynı zamanda gönüllü uyumu artırmak ve vergi sistemine duyulan güveni korumaktır. Bu nedenle vergi ziyaı kurumunun, mükellef hakları ile kamu yararı arasında adil bir denge kuracak şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Av. M. Çağlar ÇETİN
Turkish
English
Russian
العربية
German