Ceza hukukunda uzlaştırma; Şüpheli hakkında yürütülmekte olan ceza soruşturması sürecinde ( ..ve usuli bir eksiklik neticesinde soruşturma sürecinde uygulanmamış olması durumunda kovuşturma sürecinde , sürece ara verilerek ) tarafsız bir kimsenin arabuluculuğuyla uyuşmazlığın barışçıl ve taraflar açısından verimli bir biçimde çözülmesi için suçun mağduru ve failinin iletişim kurduğu süreçtir (CMK md. 253/1).
Uzlaştırma kurumu; Türk Ceza Hukukunun onarıcı adalet anlayışının bir yansıması olarak kabul edilmekte olup, özellikle malvarlığına karşı işlenen suçlar bakımından etkin bir çözüm mekanizması sunmaktadır. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur (YCGK-K.2022/42).
Türk Ceza Hukukunda malvarlığına karşı suçlarda uzlaştırmanın kapsamını, şartlarını ve nihayet sonuçlarını temel ve sistematik olarak değerlendirecek olursak ;
I. UZLAŞTIRMA KURUMUNUN HUKUKİ NİTELİĞİ
Uzlaştırma, suçtan doğan zararın giderilmesini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur.
II. MALVARLIĞINA KARŞI SUÇLAR
Türk Ceza Kanunu’nun Onuncu Bölümünde düzenlenen bu suçlar, ekonomik değer taşıyan hakları korur.
III. UZLAŞTIRMAYA TABİ SUÇLAR
5271 sayılı CMK'nın 5560 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değiştirilen 253. maddesinde uzlaşmanın kapsamı;
"(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
4. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
5. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez." şeklinde belirlenmiş iken 09.07.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun’un sekizinci maddesiyle CMK'nun 253. maddesinin üçüncü fıkrasına "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." cümlesi eklenmiş,
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı "Uzlaştırma" olarak değiştirilmiş ve;
"(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. Hırsızlık (madde 141),
6. Dolandırıcılık (madde 157),
7. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
8. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.
c) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz..." şeklinde maddenin kapsamı genişletilmiştir.
IV. MAL VARLIĞINA KARŞI SUÇLARDA UZLAŞTIRMA
Mal varlığına karşı suçlar, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun onuncu bölümünde düzenlenmiştir. Ilgili mevzuat hükümlerine göre bu bölümde düzenlenen suçlardan; nitelikli hırsızlık, yağma ve nitelikli yağma, nitelikli dolandırıcılık, hileli ve taksirli iflas suçları uzlaşmaya tabi değildir. Sayılanlar dışında malvarlığına karşı işlenen suçlar uzlaştırmaya tabidir. Kanun koyucu, mal varlığına karşı suçlar kapsamında uzlaştırma kurumunun uygulanıp – uygulanmaması ayrımını yaparken ; ayrıma konu suçların mağdurlarının mağduriyetlerinin boyutunu ve mezkur suçların kanunda tanımlı ceza üst sınırlarını dikkate almıştır.
IV. UZLAŞTIRMA USULÜ
Uzlaştırma usulü; uzlaştırma teklifi, tarafların kabulü, uzlaştırmacı atanması ve rapor düzenlenmesi aşamalarından oluşur.
V. UZLAŞMANIN SONUÇLARI
Taraflar soruşturma aşamasında uzlaşmaya varırlar ise KYOK, kovuşturma aşamasında anlaşmaya varırlar ise davanın düşmesi kararı verilir.
Uzlaştırma, mağdurun zararının giderilmesini ve yargı yükünün azalmasını sağlar.
SONUÇ
Uzlaştırma kurumu; Türk Ceza Yargılamasında mağdur – fail tarafların anlaşmasını sağlayarak ceza mahkemelerinin dosya sayılarının ve iş yükünün artmasını önlemeyi dolayısıyla derdest yargılamaların daha verimli ve hızlı neticelendirilmesini amaçlamaktadır. Ne var ki yasa yapma kabiliyet ve yeterliliğimizden daha hızlı gelişmekte olan bilişim teknolojilerindeki öngörülemez gelişim yeni suç tiplerini ortaya çıkarmış ve belli suç tiplerinin işlenmesini kolaylaştırmıştır.
Özellikle TCK m.158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi son yıllarda oldukça artmış ve mahkemeler nezdinde çok büyük bir iş yükü oluşturmuştur. Bununla birlikte bu suç tipinde mahkemeler dolandırıcılığa konu banka ve hesap sahiplerine ceza verme eğiliminde olup, dosyalarda çoğunlukla GSM hat sahibi yabancılar olduğundan ve dolandırıcılık eylemini organize eden şahıslara ulaşılamadığından yalnızca kart sahiplerine ceza verilmesi bu dosyaların mahkemelerde yarattığı iş yükünün yanında toplum vicdanında da büyük rahatsızlık oluşturmaktadır.
Bu sebeple sayıları on binleri bulan “kart mağdurları” açısından önümüzdeki süreçte yeni bir yargı paketiyle dolandırıcılık suçunun bu nitelikli hali için de uzlaştırma yolunun açılmasıyla bir takım mağduriyetlerin önüne geçilebileceği kanaatindeyiz.
Arb. Av. M. Çağlar ÇETİN
Turkish
English
Russian
العربية
German