Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu (TCK m. 156)
Giriş
Ticari ve hukuki ilişkilerde güvenin sağlanabilmesi, kişilerin borç ilişkilerine dair düzenledikleri belgelerin dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasına bağlıdır. Uygulamada sıklıkla teminat amacıyla verilen, sonradan borcun ödenmesi nedeniyle hükümsüz hale gelen veya herhangi bir sebeple hukuki değerini yitiren senetlerin alacaklı tarafından kullanılmaya devam edildiği görülmektedir. Kanun koyucu, bu tür davranışların kişiler arasında güven ilişkisini zedelemesi ve haksız kazanç elde edilmesine yol açması nedeniyle "bedelsiz senedi kullanma" fiilini suç olarak düzenlemiştir.
Bedelsiz senedi kullanma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 156. maddesinde yer almakta olup malvarlığına karşı suçlar arasında düzenlenmiştir.
I. Yasal Düzenleme
Türk Ceza Kanunu'nun 156. maddesine göre: "Bedeli ödenmiş veya sair suretle hükümsüz kalmış bir senedi, başkasına zarar vermek amacıyla kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır."
Madde metninden de anlaşılacağı üzere suçun konusu, hukuki geçerliliğini kaybetmiş olmasına rağmen kullanılmaya devam edilen bir senettir.
II. Korunan Hukuki Değer
Suç ile korunan hukuki değerler şunlardır: Kişilerin malvarlığı hakları, Ticari hayattaki güven ilkesi, Borç ilişkilerindeki dürüstlük kuralı, Hukuki işlemlere duyulan güven.
Bu suçla, gerçekte mevcut olmayan bir alacağın varmış gibi ileri sürülmesinin önüne geçilmek istenmiştir.
III. Suçun Unsurları
A. Fail
Suçun faili herkes olabilir. Senedi elinde bulunduran alacaklı, ciro yoluyla devralan kişi veya senedi kullanma imkanına sahip herhangi bir kimse fail olabilir. Özgü suç niteliğinde değildir.
B. Mağdur
Suçun mağduru, bedelsiz hale gelmiş senet nedeniyle hakkında takip yapılan veya zarara uğrama tehlikesi altında bulunan kişidir. Genellikle borçlu sıfatını taşıyan kişi mağdur konumundadır.
C. Suçun Konusu
Suçun konusu: Bedeli ödenmiş, Zamanaşımına uğramış, İbra edilmiş, Yenileme (tecdit) nedeniyle hükümsüz kalmış, Teminat amacıyla verilmiş olup amacı sona ermiş, bir senettir.
Buradaki "senet" kavramı geniş yorumlanmaktadır. Bono, poliçe, çek ve yazılı borç ikrarını içeren belgeler suçun konusu olabilir.
D. Maddi Unsur
Suçun oluşabilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
1. Senedin Bedelsiz veya Hükümsüz Hale Gelmiş Olması
Senedin hukuki değerini kaybetmiş olması gerekir.
Örneğin; Senet borçlusu borcu tamamen ödemiş olabilir, Taraflar borcu sona erdiren bir anlaşma yapmış olabilir, Teminat amacıyla verilen senedin dayanağı ortadan kalkmış olabilir.
2. Senedin Kullanılması
Kullanma kavramı geniş yorumlanmaktadır.
Örneğin; İcra takibine konulması, Dava konusu yapılması, Tahsil amacıyla üçüncü kişilere verilmesi,
Cebri icra tehdidi oluşturacak şekilde ileri sürülmesi, kullanma fiili kapsamında değerlendirilir.
Yalnızca senedin elde bulundurulması suçun oluşumu için yeterli değildir.
E. Manevi Unsur
Suç yalnızca kasten işlenebilir.Fail; Senedin bedelsiz olduğunu bilmeli, Buna rağmen kullanmalı, Başkasına zarar verme amacı taşımalıdır. Kanun ayrıca özel kast aramaktadır. Dolayısıyla failin, gerçekten alacağının bulunduğuna inanması halinde suç oluşmayabilir.
IV. Suçun Tamamlanması ve Teşebbüs
Suç, bedelsiz hale gelmiş senedin kullanılmaya başlanmasıyla tamamlanır.
Örneğin; İcra takibi başlatılması, Mahkemeye ibraz edilmesi, durumlarında suç tamamlanmış olur.
Kullanma hareketi bölünebildiği ölçüde teşebbüs hükümlerinin uygulanması teorik olarak mümkündür.
V. Bedelsiz Senedi Kullanma ve Dolandırıcılık Suçu Arasındaki İlişki
Uygulamada bu suç sıklıkla dolandırıcılık suçu ile karıştırılmaktadır. Dolandırıcılık suçunda hileli davranışlarla mağdur aldatılır. Bedelsiz senedi kullanma suçunda ise hileli davranış şart değildir. Bedelsiz olduğu bilinen bir senedin hukuki işlemde kullanılması yeterlidir. Bu nedenle TCK m.156, dolandırıcılık suçuna göre özel bir düzenleme niteliğindedir.
VI. İspat Sorunu
Uygulamada en önemli tartışma, senedin gerçekten bedelsiz hale gelip gelmediğinin tespitidir.
Bu kapsamda; Banka dekontları, Makbuzlar, İbranameler, Ticari defterler, Tanık beyanları, Taraflar arasındaki sözleşmeler, önemli deliller arasında yer almaktadır.
Özellikle teminat senetlerinde, senedin hangi amaçla verildiğinin ispatı büyük önem taşımaktadır.
VII. Şikayet ve Uzlaştırma
Bedelsiz senedi kullanma suçu şikayete bağlı suçlardan değildir. Savcılık tarafından re'sen soruşturulur. Bununla birlikte suç, uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaktadır. Soruşturma aşamasında dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir. Tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer.
VIII. Yargıtay Uygulaması
Yargıtay kararlarında istikrarlı olarak;
Senedin bedelsiz kaldığının kesin biçimde ispatlanması,
Failin bu durumu bildiğinin ortaya konulması,
Senedin tahsil amacıyla kullanıldığının belirlenmesi, aranmaktadır.
Yargıtay'a göre, yalnızca hukuki uyuşmazlığın bulunması tek başına ceza mahkumiyeti için yeterli değildir. Bedelsizlik olgusunun ve failin kastının her türlü şüpheden uzak şekilde ispat edilmesi gerekir.
Sonuç
Bedelsiz senedi kullanma suçu, ticari hayatta güven ilkesini koruyan önemli malvarlığı suçlarından biridir. Suçun oluşabilmesi için bedeli ödenmiş veya başka bir nedenle hükümsüz hale gelmiş bir senedin, bu durum bilinmesine rağmen başkasına zarar verme amacıyla kullanılması gerekir. Özellikle teminat senetleri ve sona ermiş borç ilişkilerine dayanan senetler bakımından uygulama alanı bulan bu suç, hukuki alacak takibi ile ceza sorumluluğu arasındaki sınırın dikkatle belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle her somut olayda senedin hukuki durumu ve failin kastı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır.
Av. M. Çağlar ÇETİN
Turkish
English
Russian
العربية
German